<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>İnsanlar anlamadıkları şeyleri kınarlar. &#187; Analiz</title>
	<atom:link href="http://dilbilim.wordpress.com/category/analiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dilbilim.wordpress.com</link>
	<description>...Damnant quod non intelligunt...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2009 03:41:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='dilbilim.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/a0b844841bcf2be05a7883cdd6dfe123?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>İnsanlar anlamadıkları şeyleri kınarlar. &#187; Analiz</title>
		<link>http://dilbilim.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://dilbilim.wordpress.com/osd.xml" title="İnsanlar anlamadıkları şeyleri kınarlar." />
		<item>
		<title>Kutadgu Biligden Ötüken Sözlüğüne&#8230;</title>
		<link>http://dilbilim.wordpress.com/2007/08/11/kutadgu-biligden-otuken-sozlugune-turkcemizin-yolculugu/</link>
		<comments>http://dilbilim.wordpress.com/2007/08/11/kutadgu-biligden-otuken-sozlugune-turkcemizin-yolculugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Aug 2007 18:09:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dilbilim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel süreç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dilbilim.wordpress.com/2007/08/11/kutadgu-biligden-otuken-sozlugune-turkcemizin-yolculugu/</guid>
		<description><![CDATA[Kanımca Türkçemiz için Kutadgu Biligten sonra yapılmış en büyük çalışma Ötüken Türkçe Sözlüktür.38 yıllık emeğin ürünü bu şaheseri Yaşar ÇAĞBAYIR yazmış.
Kitap yurdundaki tanıtım açıklması şöyle demekte;
Günlük hayatta kullandığımız kelimelerden Eski Türkçe&#8217; ye kadar Türk diline ait 246.000 sözcük içeriyor.Sözcük sayısıyla olduğu kadar içeriğinde yer alan Osmanlıca Dizin&#8217;le de Türkiye&#8217;de bir ilk olan ve 38 yıllık çalışmayla hazırlanan Türkçe Sözlük, 5 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dilbilim.wordpress.com&blog=1414990&post=4&subd=dilbilim&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignleft" src="http://www.kitapambari.com/ambar/images/D/9789754376234-5.jpg" alt="" width="234" height="281" />Kanımca Türkçemiz için Kutadgu Biligten sonra yapılmış en büyük çalışma Ötüken Türkçe Sözlüktür.38 yıllık emeğin ürünü bu şaheseri <strong><span style="color:#00ccff;">Yaşar ÇAĞBAYIR</span></strong> yazmış.</p>
<p align="left">Kitap yurdundaki tanıtım açıklması şöyle demekte;</p>
<p align="left">Günlük hayatta kullandığımız kelimelerden Eski Türkçe&#8217; ye kadar Türk diline ait<span style="color:#339966;"> <span style="color:#00ccff;"><strong>246.000</strong></span></span> sözcük içeriyor.Sözcük sayısıyla olduğu kadar içeriğinde yer alan Osmanlıca Dizin&#8217;le de Türkiye&#8217;de bir ilk olan ve <strong><span style="color:#00ccff;">38 </span></strong>yıllık çalışmayla hazırlanan Türkçe Sözlük, <strong><span style="color:#00ccff;">5 ciltten</span></strong> ve <span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">5.744</span></strong> </span>sayfadan oluşuyor.</p>
<p>Türkçe Sözlük, emekli öğretmen ve araştırmacı yazar Yaşar Çağbayır tarafından, Türkiye ve dünyada Türk dili üzerine yazılmış &#8220;Atabetü’l-Hakayık&#8221; tan çağdaş edebî metinlere kadar yaklaşık <span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">1700</span></strong></span> eserin incelenmesiyle hazırlandı.</p>
<p>Göktürk, Eski Uygur, Hakaniye, Oğuz, Eski Anadolu, Osmanlı, Çağdaş Türkiye Türkçesi ile Anadolu, Rumeli, Kıbrıs, Kerkük Ağızları&#8217;nın yanı sıra sözlükte <span style="color:#00ccff;"><strong>235</strong></span> sayfadan oluşan Osmanlıca Dizin de yer alıyor. Osmanlıca alfabeye göre hazırlanan Dizin sayesinde Ötüken Türkçe Sözlük&#8217; ün içerisinde bulunan Osmanlı imlasıyla yazılı yaklaşık <span style="color:#00ccff;"><strong>55</strong></span> bin kelimenin farklı okunuş ve anlamlarına kolayca ulaşılabiliyor. Sözlük kullanıcılarının bilgiye daha kolay ve çabuk ulaşabileceği şekilde hazırlanan Türkçe Sözlük&#8217; de; sözcüklerin doğru okunabilmesi için gerekli işaretlemelerle, sözcüğün hangi kaynaktan alındığını belirten parantez içi açıklamalar da yer alıyor.</p>
<p><span id="more-4"></span></p>
<p>Öğrencilik ve öğretmenlik hayatında Türk diliyle ilgili kapsamlı bir kaynağın yokluğu nedeniyle sıkıntılar yaşadığını belirten yazar Yaşar Çağbayır, Türkçe Sözlük&#8217; ü yeni nesillerin aynı sıkıntıyı çekmemesi için hazırladığını açıkladı</p>
<p>Yaşar Beyin kitabında yazdığı ön sözü burada sizlere sunuyorum.Bu sözlüğün Türk dilini konuşan ve seven herkesin vede özellikle eğitimci olan herkesin edinmesi gerekli.Sözü,  bu büyük eserin yazarı büyük insan Yaşar Beye bırakıyorum;</p>
<p>Bir dilin kelimelerini alfabe sırasına göre toplayan ve bunların tür, köken, tanım, kullanış ve söyleyişleri ile ilgili bilgileri veren öğretici kitap demek olan sözlük, çoğunlukla öğrencilerin ellerinden düşürmedikleri kaynak kitaplardandır. Amaç ve alan bakımından olduğu kadar bir ya da birden çok dile ilişkin olmak gibi özellikleri ile de oldukça çok sayıda ve değişik nitelikte sözlükler vardır.</p>
<p>Bugün piyasada var olan Türkçe sözlükler ya şu anda kullanılmakta olan ortak dilin ya belli bir alanın ya da Türkçenin belli bir tarihî dönemine ilişkin kelimeleri içermektedir. Elinizdeki sözlük, bugüne kadar karşılaştığınız Türkçe sözlüklerden farklılıklar arz etmektedir. En belirgin özelliği tarihî ve etimolojik nitelik taşımasının yanında ortak dille birlikte yerel kelimelere de ağırlık vermiş olmasıdır.</p>
<p>Türk dilinin yayıldığı alan göz önüne alındığı zaman kaba çizgileri ile doğuda Pasifik Okyanusu kıyılarından batıda Baltık Denizi kıyılarına, kuzeyde Kuzey Buz Denizi kıyılarından güneyde Basra Körfezi kıyılarına kadar uzanan geniş bir coğrafya akla gelir. Bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış bulunan böyle bir dilin birbirinden farklı kol ve dallarının bulunması çok doğaldır. Ana Türkçeden ayrılarak lehçe ve bağımsız dil durumuna gelmiş olan bu dil ve lehçelerin bir takımı birbirine komşu topraklarda kullanılmasına rağmen pek çoğu da birbirinden uzak alanlarda konuşulmaktadır. Bu alanlardan birisi de Türkiye&#8217;dir. Anadolu, Trakya, Kıbrıs, Kerkük ve Balkanlar ile Türkiye&#8217;den işçi alan Avrupa ülkelerinde konuşulan Türkçeye, Türkiye Türkçesi adı verilmektedir.</p>
<p>Türkiye Türkçesi ile diğer Türk dil ve lehçelerinin tarihte ortaklıkları vardır. Bu ortaklık aynı kökene bağlı olmaktan kaynaklanmaktadır. Türkiye Türkçesinin gelişiminde, bu dili konuşan Türkiye Türklerinin Orta Asya&#8217;dan çıkıp Anadolu&#8217;ya gelişlerinde izledikleri yollarda karşılaştıkları kültür ve medeniyetlerle, İmparatorluk döneminde yayıldıkları Avrupa içleri ile Akdeniz ada ve kıyılarında kurulmuş bulunan kültür merkezleri ve yaygın kültür ortamlarının etkisi görülür.</p>
<p>Yakın zamanlara kadar Türkçe&#8217;nin bilinen yazılı belgeleri 8. yy.&#8217;a ait Orhun ve ona yakın çağlara ilişkin Yenisey yazıtları olarak biliniyordu. Ancak 1969 yılında Kazakistan&#8217;da Issık Göl yakınındaki Esik kurganından çıkan Altın Elbiseli Prens&#8217;in mezarı ile ilgili olduğu görülen dört bin kadar eşya arasında yer alan bir çanakta yazılı 26 harflik bir yazı Orhun alfabesiyle benzerlik göstermektedir. Bu mezarda yapılan radyo-karbon incelemesi sonucunda bu prensin milattan önce beş ya da dördüncü yüzyılda yaşadığı anlaşılmıştır. Türkçe ile ilgilenen bilim adamları bu veri karşısında Türk dilinin, en iyimser tahminle üç bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu kanısına varmış bulunmaktadırlar. Türkçe&#8217;nin ilk devirlerine ilişkin kaynaklar gün geçtikçe artmakta ve pek çok konu yavaş yavaş aydınlığa kavuşmaktadır. Orta Asya&#8217;da yeni kazılar yapıldıkça ve bu kazılarda elde edilen veriler sergilendikçe Türkçenin tarihi daha da açıklık kazanacak demektir.</p>
<p>Geçmişi, sözü edilen döneme kadar uzanan Türkiye Türkçesi, Malazgirt savaşından sonra Anadolu&#8217;ya yerleşmiş bulunan Oğuz boyları ile Türkmenlerin bu yeni coğrafyada geliştirdikleri yeni yazı dilinin devamıdır. Önceleri Selçuklu Devleti ve Anadolu Beylikleri ile üç kıtada egemenlik kurmuş bulunan Osmanlı Devletinin ve en son olarak da Türkiye Cumhuriyetinin resmî dili olmuştur.</p>
<p>Kültür dili kadar yerel konuşmalarla, halkın büyük bir kısmının anlaşma gereksinimini karşılayan ağızlara ilişkin kelimeler de bir dilin söz varlığı içinde yer almalıdır kanısında olduğumuzu da belirtelim. Bu sebeple yerel ağızlara ilişkin kökeni açıklığa kavuşmuş kelimelerle kökeni açıklanamayan fakat yaygın kullanıma sahip olanlar da sözlüğümüze alındı.</p>
<p>Sözlüğümüzde Orhon Yazıtlarından günümüze uzanan vadide Türkiye Türkçesinin söz varlığını sergilemeye çalıştık. Bilim dünyasında daha değişik adlandırma ve daha geniş bölümleme ile ele alınmasına rağmen biz bir sözlük için fazlaca karışıklığa sebep olmamak için şöyle bir sınıflama yaptık:<br />
Eski Türkçe: Orhun yazıtlarından On Üçüncü yüzyıla kadar.<br />
Eski Anadolu Türkçesi: On Üçüncü yüzyıldan İstanbul&#8217;un fethine (kısmen 16. yy.&#8217;a) kadar.<br />
Osmanlı Türkçesi: On Beşinci yüzyıldan Cumhuriyete kadar. (Arapça, Farsça, Türkçe karması)<br />
Türkiye Türkçesi: Cumhuriyet döneminde kullanılan kültür dili.<br />
Ağızlar: Bugün Anadolu&#8217;nun değişik bölgelerinde, Kıbrıs, Kerkük, Trakya, Balkanlar ve kısmen Karadeniz&#8217;de kıyısı bulunan ülkelerde yaşayan Türkler tarafından konuşulan Türkçe yerel sözler.</p>
<p>Bu sözlüğün akademik olmak gibi bir iddiası yoktur. Bir teknisyen edası ile hazırlanmıştır. Çünkü üniversitelerde yapılan akademik araştırmaların sonuçlarının yüksek okul öğrencileri ile ortaöğretim ve ilköğretim öğretmenlerinin düzeyine indirgenmesinin gerekliliği uzun meslek yaşamımız boyunca hissedilmiştir. Bu araştırmaların bir çoğuna teknik olarak bir kısmına da maddî olanakların elverişsizliği yüzünden ulaşmanın zorluğunu yaşamışızdır. Türkçe Sözlük akademik çalışmaları, öğretmen ve öğrencilerin seviyesine indirgemektedir. Bu da demektir ki mevcut bilimsel verilerden olanaklar çerçevesinde yararlanılmıştır.</p>
<p>Bilimsel inceleme ve araştırmalar gözden geçirildikçe görüldü ki pek çok konu henüz bilim adamları arasında yeterince açıklığa kavuşturulmuş, görüş birliği sağlanmış değildir. Böyle kelimelerde her görüşe de yer verilmek durumunda kalındı.</p>
<p>Bu sözlük hazırlanırken Türk dilinin Cumhuriyet döneminde girdiği sadeleşme akımı dışında, çeşitli ideolojik arenalara çekilen özleşme-yozlaşma tartışması gibi yapay akımlarda yan tutulmamıştır. Kullandığı dil yazarın kendi yetiştiği dönem ve edindiği kültürün ürünü olarak algılanmalıdır. Yazım konusunda ölçünlü olmak kaygısı ile Türk Dil Kurumunun &#8220;Yazım Kılavuzu&#8221;na uyulmuştur. Kelimeler yeni-eski, uydurma-yapma gibi ölçütlere bakılmaksızın alınmıştır. Çünkü sözlük, kişinin söz dağarcığının dışındaki kelimelerin anlamını bulabilmek için vardır. Bu anlayışın sonucu olarak kelimelere çeşitli ideolojik akımlarca yüklenen kavramlar da açıklandı.</p>
<p>Bu sözlüğün diğerlerinden bir farkı da arama ve bulmada kolaylık sağlaması için madde başlarına tek bir kelime almış olmasıdır. Ayrı yazılan birleşik kelimelerle, ikilemeler, terimler, deyimler iç madde olarak açıklanmışlardır. İç maddede yer alan bazı kelime gruplarının sözlüksel (leksik) birim niteliği taşıdığı bir gerçektir. Aranan kelime ya da kelime grubunun kolay bulunması amaçlandığından iç maddelerin sıralanışında arada boşluk yok sayılarak alfabetik sıralamaya gidilmiştir. Bu durum kelime ya da kelime grubunun aranma ve bulunmasında karşılaşılan güçlüğü ortadan kaldırmaktadır. Esas olarak, yeğlenen sözcüğün kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlamaktan çok, okuyucunun karşılaştığı kelime dağarcığı dışı bir sözcüğün anlamını doğru algılamasına yardımcı olmak yolu güdülmüştür.Bu sözlükte bulunan bütün kelimeler yazarına aynı mesafededir. Biri diğerine tercih edilmemiştir. Kullanılan dil ise yazarın yetiştiği ortam ve döneme ilişkin kültürel edinimlerin ürünü sayılmalıdır.</p>
<p>Öğrencilik ve öğretmenlik yıllarımda Türk dilinin, özellikle Türkiye Türkçesinin bütün söz varlığını içeren bir sözlüğün ihtiyacını derinden hissetmişimdir. Mevcutlar içinde böyle bir ve bütün sözlüğü bulamadığım için yıllar önce bu işi kendim yapmaya karar verdim. Sonra da yavaş yavaş fişleme çalışmalarına giriştim. Koliler dolusu fişleri ev değiştirdikçe en değerli eşyalarımla birlikte korudum. Bilgisayar çıkınca -yine fişsiz olmamakla birlikte- iş epey kolaylaştı. Tamamı otuz sekiz yıllık bir çalışmayı gerektiren bu sözlüğün sadece bilgisayar ortamına aktarımı bile günde sekiz-on saat çalışmak suretiyle tam sekiz yılımı aldı.</p>
<p>Uzun ve yorucu olmasına rağmen oldukça büyük zevk duyduğum bir çalışmanın ürünü olan bu Sözlük başvuranların yararlandığı ölçüde bana mutluluk verecektir. Çalışmamın her evresinde bana her türlü destek, ilgi ve sevgiyi esirgemeyen, zaman zaman kapıldığım sıkıntılara göğüs germemi öğütleyen ve bana en büyük desteği veren sevgili eşim Gönül&#8217;e minnettarım. Bu eser, onun desteği ve anlayışlı tutumu olmasaydı belki de meydana gelemezdi. Yine bu eserle ilgili başvurularda yer alan İngilizce metinlerin çevirilerini zaman zaman oğullarım ODTÜ mezunu Mimar Çağlayan ve İnşaat Mühendisi Çağlar Çağbayır yapmışlardır. Kendilerine müteşekkirim.</p>
<p>Eser bittikten sonra baştan sona kadar imla hatalarını düzeltmek lûtfunda bulunan Ötüken Neşriyat&#8217;tan Erol Kılınç ile Osmanlı Türkçesi yazımlarını gözden geçirip gerekli düzeltmeleri yapan ve dizgisini basıma hazır hâle getiren İskender Türe&#8217;ye özellikle bu eserin basımını üstlenen Ötüken Neşriyat yetkililerine ve çalışanlarına teşekkür ederim.</p>
<p>Bu eserde görülen eksiklikler tamamen bana aittir. Türk dili uzmanlarının ve bilim adamlarının eleştiri ve yardımlarına tamamen açık olduğum gibi yapılacak her türlü eleştirinin Türkçeye katkı olacağı inancını taşıdığımın bilinmesini isterim.</p>
<p>Söke, 3 Mayıs 2006	<strong><span style="color:#00ccff;">Yaşar ÇAĞBAYIR</span> </strong></p>
<p>Size minnettarız Hocam&#8230;</p>
<p>Kitabı uygun fiyata  edinebileceğiniz link ; <a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=119195&amp;sa=26058145&amp;session=69225160185982124991&amp;LogID=" target="_blank"><span style="color:#00ccff;">Kitapyurdu</span></a></p>
<p>Kitabın internet sitesi; <a href="http://www.otukensozluk.com/shakkinda.htm" target="_blank"><span style="color:#339966;"><span style="color:#00ccff;">Ötüken Sözlük</span> </span></a></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/dilbilim.wordpress.com/4/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/dilbilim.wordpress.com/4/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dilbilim.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dilbilim.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dilbilim.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dilbilim.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dilbilim.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dilbilim.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dilbilim.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dilbilim.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dilbilim.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dilbilim.wordpress.com/4/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dilbilim.wordpress.com&blog=1414990&post=4&subd=dilbilim&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilim.wordpress.com/2007/08/11/kutadgu-biligden-otuken-sozlugune-turkcemizin-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ac3a827c87b04de565c18c5dbb658d25?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dilbilim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kitapambari.com/ambar/images/D/9789754376234-5.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Dil Bilim ve Empati</title>
		<link>http://dilbilim.wordpress.com/2007/07/28/dil-bilim-ve-dil-ogretimi/</link>
		<comments>http://dilbilim.wordpress.com/2007/07/28/dil-bilim-ve-dil-ogretimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jul 2007 11:36:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dilbilim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Dibilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dilbilim.wordpress.com/2007/07/28/dil-bilim-ve-dil-ogretimi/</guid>
		<description><![CDATA[
















Mustafa Ajlan ABUDAK
Dil Bilim nedir?
Sorusu ile başlamak, insanı insan yapan etmenin kökenine yolculuğumuzda, aklın simgesi olan sözcüklerle, o aklın  anlam kazanmasını sağlayan süreci tanımlamak ve daha da ötesi, insanın kendini keşfetme çabasından başka ne olabilir ki?
Dilbilim, dilleri inceleyen bilim dalıdır. Bu incelemeyle ilgilenen kişiye dilbilimci denir. Dilbilim, teorik de uygulamalı da olabilir.
Genel (veya kuramsal) [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dilbilim.wordpress.com&blog=1414990&post=3&subd=dilbilim&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><img class="alignleft" style="border:0 none #000000;" src="http://www.americanswhotellthetruth.org/images/portraits/noam_chomsky.jpg" border="0" alt="" width="200" height="240" align="top" /></p>
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left">
<p align="left"><strong><span style="color:#339966;"><span style="color:#00ccff;">Mustafa Ajlan ABUDAK</span></span></strong></p>
<p align="left"><span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">Dil Bilim nedir?</span></strong></span></p>
<p align="left">Sorusu ile başlamak, insanı insan yapan etmenin kökenine yolculuğumuzda, aklın simgesi olan sözcüklerle, o aklın  anlam kazanmasını sağlayan süreci tanımlamak ve daha da ötesi, insanın kendini keşfetme çabasından başka ne olabilir ki?</p>
<p>Dilbilim, dilleri inceleyen bilim dalıdır. Bu incelemeyle ilgilenen kişiye dilbilimci denir. Dilbilim, teorik de uygulamalı da olabilir.</p>
<p>Genel (veya kuramsal) dilbilim dillerin yapılarını (dil bilgisi), ve anlamlarını (anlambilim) inceler. Dil bilgisinin incelenmesi, biçimbilim (sözcüklerin oluşumu ve değişimi) ve söz dizimini (sözcüklerin ifade veya cümle oluşturmak için bir araya getirilmesi ile ilgili kurallar) kapsar. Dili sesler aracılığıyla ifade etmek için kullanılan sistem olan ses bilimi de bu alanın bir parçasıdır.</p>
<p>Dil bilimi, genel geçer dil özelliklerini bulmak ve gelişimleri ile kökenlerini açıklamak için dilleri karşılaştırır (karşılaştırmalı dil bilimi) ve dillerin tarihleri üzerinde araştırma yapar (tarihsel dil bilimi). Ses bilimi, genel dil biliminden biraz farklı olarak, seslerin nasıl üretildiğini ve algılandığını inceler. Uygulamalı dil bilimi dil bilimsel teorileri yabancı dil öğretimi, konuşma terapisi, çeviri ve konuşma bozukluğu gibi alanlarda uygulamaya geçirir.-1</p>
<p><span style="color:#339966;"><span style="color:#00ccff;"><strong>Dilbilgisi kavramı</strong></span></span></p>
<p><span style="color:#339966;"><span style="color:#00ccff;"><strong><span id="more-3"></span> </strong></span></span></p>
<p><span style="color:#00ccff;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color:#00ccff;"><strong>“Dilbilgisi” kavramı üzerine yanlış düşünceler</strong></span></p>
<p>Palmer (1984: 13-14), “dilbilgisi” kavramının günlük konuşmalarda pek çok şeyi anlattığını dolayısıyla bu konuda pek çok yanlış anlayış bulunduğunu belirtmektedir. Bunlardan biri, dilbilgisinin sadece “yazı dilini”kapsadığı, sözlü dil için dilbilgisinin geçerli olamayacağı görüşüdür. Buna göre de sadece yazısı olan dillerin dilbilgisi olabilir. Bu yargı, “dilbilgisi” sözcüğünün Batı dillerindeki karşılığının kaynağı olan Yunanca“grammar” sözcüğünün temelinde “yazmak” eyleminin bulunmasıyla ilgili olmalıdır. Türk dilbilgisi kitaplarında<br />
da dili, yazı dili çerçevesinde görme eğilimi halâ gözlenebilmektedir.</p>
<p>Dilbilgisi hakkındaki bir diğer yanlış anlayış, kimi dillerin dilbilgisi olduğu, kimilerinin ise olmadığı görüşüdür. Örneğin, tek seslemli dillerden olan Çincede dilbilgisel görevler yüklenen sözcükler, ekler yok gibi görünür. Bunun için de Çincenin dilbilgisi olmadığı söylenmektedir. Dahası Türkçe, İngilizce gibi dillerde dilbilgisel<br />
işlevler yüklenen sözcük ve eklere bakılarak bu dillerin dilbilgisi olduğu, hatta birbirlerine göre bu dillerin dilbilgisinin daha zor, daha karmaşık olduğu ya da birinin diğerine göre daha dizgesel, daha dilbilgisel olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Dilbilgisinde “doğru kullanım”, “yanlış kullanım” ya da “iyi kullanım”, “kötü kullanım” ayrımı yapıldığı da görülmektedir. Bu görüş pek çok dilbilgisi kitabında “dilbilgisi kuralları dilin doğru kullanılmasına yardımcı olur” biçimindeki anlatımlarla da yer almaktadır.<br />
Öyleyse “dilbilgisi” diyince neyi anlamamız gerekmektedir? Dilbilgisini bu tür yanlış anlayışlardan soyutlayarak onun ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle dilin insan zihninin bir ürünü olduğu ve bu ürünün çok küçük yaştaki bir çocuk tarafından kısa denilebilecek bir dönemde edinildiği göz önüne alınmalıdır. Dilbilgisi genel olarak belirli bir dilin dilbilgisel tümcelerini üreten bilgi kümesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak burada dikkati çeken nokta, bu tümcelerin sınırsız sayıda olmasıdır.</p>
<p>Yani, dilbilgisi sınırlı sayıda kuralla (ve tabi sınırlı sayıda sözcükle) sınırsız sayıda tümce üretebilen bir niteliğe sahiptir. Öyleyse dilbilgisi içindeki bu bilgiş kümesini açıklamak gerekmektedir. Bu bilgiler, tümcelerin nasıl sesletileceğini, bu tümcelerin sözdiziminin nasıl olduğu, bu tümcelerin ne anlama geldiğini belirlemektedir.</p>
<p>genel ve kısıtlayıcı olma Söz konusu bilgiler, konuşucunun hiç duymadığı, okumadığı ya da bundan sonra belki de hiç duymayacağı, okumayacağı tüm tümcelere, doğru yorumlar getirebilecek ölçüde genel olmalıdır; aynı zamanda tüm dilbilgisi dışı tümceleri dışarıda bırakacak ölçüde de kısıtlayıcı olmalıdır. Çünkü konuşucu –ona okulda bir bilgi verilmese de hangi tümcelerin dilbilgisel hangilerinin dilbilgisi dışı olduğunu sezgisel olarak bilebilmektedir.Üretici ve zihinsel dilbilgisi Bir dilin sadece ve tüm dilbilgisel tümcelerini üretebilen bir dilbilgisi üretici dilbilgisi olarak bilinmektedir.Belirli bir dili bilinçaltında otomatik olarak bilen bir kişi bu dilin üretici dilbilgisini içselleştirmiştir; bu zihinsel dilbilgisi olarak adlandırılır.</p>
<p><!--more--></p>
<p><span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">Evrensel Dilbilgisi</span></strong></span></p>
<p>“Chomsky’e göre insan beyninin karmaşık bir dizge olan dili kısa zamanda eksiksiz bir biçimde edinebilmesi ancak insan beyninde doğuştan var olan ve tüm diller için geçerli olduğu varsayılan Evrensel Dilbilgisi (ED) ile olanaklı olabilmektedir.</p>
<p>İlke ve değiştirgenler</p>
<p>ED’nin iki temel özelliği şöyle sıralanabilir:</p>
<p>(i) ED, bir dilden diğerine değişiklikler göstermeyen ilkeler, kavramlar ve genelceler bütünü içerir.<br />
(ii) ED tarafından tümüyle tanımlanmamış diller arası değişiklikler gösteren özellikler de ED tarafından belirlenir.</p>
<p>(Haegeman 1994:15)</p>
<p>Öyleyse, insan zihninde sunulan doğal dilin görünümleri olarak tanımlanabilecek ilke ve belirlenmiş kesin sınırlarla bir dili diğerinden ayıran yönler olarak tanımlanabilecek değiştirgen kavramları insan zihnindeki içgüdüsel dilbilgisinin özellikleridir.</p>
<p><span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">Edim ve edinç kavramları</span></strong></span></p>
<p>Dilbilgisinin kullanım boyutunda, dil dışı etkenlerden dolayı kişiden kişiye farklılıklar gösteren yanı da yadsınamaz. Ancak dilbilgisi kuramında, dil dışı koşullardan etkilenmeyen ülküsel konuşucu temel alınmakta ve konuşucunun dili anlama ve konuşma yetisi edinç, bu yetinin kullanım boyutunda gerçekleşmesi de edim olarak adlandırılmaktadır. Bu ayrım 1980’lerden sonra, İçselleştirilmiş dil (İ-dil) ve Dışsallaştırılmış dil (D-dil)  olarak görülmektedir (Chomsky 1986a:20). Dilin üretilmiş görünüşlerini kapsadığından D-dil dilbilimi zihnin özelliklerinden bağımsız olarak dil örneklerini derlemekte ve sonra da bunların özelliklerini betimlemektedir. Bunun tersine, İ-dil dilbilimi bir konuşucunun dil hakkında neler bildiği ve bu bilginin nereden geldiği ile ilgilenmektedir. Dili insan zihninin içsel bir özelliği olarak ele alan İ-dil dilbilimine göre, dil bireyinzihninde/beyninde sunulan bir dizgedir.</p>
<p><span style="color:#339966;"><strong><span style="color:#00ccff;">Kabul edilebilirlik ve dilbilgisellik kavramı</span></strong></span></p>
<p>Dil kuramı her ne kadar edinç düzlemine dayansa da edim düzleminden de tümüyle soyutlanmış değildir. Dil kuramı, dil kullanımı bakımından da tümceleri inceleyerek kabul edilebilirlik boyutunda değerlendirmektedir.</p>
<p>Buna göre, Chomsky (1957.15)’in ele aldığı (1) tümcesi, kabul edilemez görülmektedir.</p>
<p>(1)Renksiz yeşil düşünce uyuyordu</p>
<p>Bunun yanında, doğrudan sezgisel dil bilgisine dayanan kabul edilebilirlik yanında, edinç çalışmalarına özgü olan dilbilgisellikten de söz edilmektedir. Buna göre de (2) tümcesi, dilbilgisi dışı olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>(2)*Düşünceler yeşil renksiz yarın uyuyordular</p>
<p>Edinç bağlamında, dilde üretilmesi olası tümcelerin saptanması ancak dilbilgisinin düzgün ve bozuk tümceleri üretebilecek düzeneğini açıklamakla olanaklı olabilmektedir. Herhangi bir dilde üretilebilecek tümce sayısı konusunda basit bir gözlem bile yapılsa o dilde sayılarla ifade edilemeyecek ölçüde tümce üretilebileceği görülür. Buna göre, dilbilgisi sınırlı sayıda kural ve sözcükle sınırsız sayıda tümce üretebilen bir dizgedir. Dil kuramı da sınırlı sayıdaki kuralı saptamayı ve açıklamayı amaçlamaktadır.(2)</p>
<p>Peki Öyleyse üretilen onca sayısız kelime nasıl olurda işlev kazanır ve çevremizde gördüğümüz dünyayı aktarmada bize anlam yoldaşlığı yapabilmektedir. Onları belirlenmiş bir dizge ile üreten ve anlam yükleyen insanlar nasıl oluyordu bu anlamları o seslere yükleyebilmektedirler?</p>
<p>Anlam, dilbilim bağlamında söylemlerin ve yazılı metinlerin zihindeki çağrışımları olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanım çoğunlukla eksiktir. Çünkü birçok kaynakta değişik tanımlamalar mevcuttur. Anlam bir bakıma niyet, değer, bilgi vb. pek çok kavramı karşılayan bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>İlk dönemde daha çok dinî, efsanevî anlatılar söz konusudur. İkinci dönemde felsefe odaklı çalışmalara rastlanır. Eski Yunan’da Doğalcılık-Uzlaşmacılık tartışmaları ön plana çıkar. Üçüncü dönemde, Grekçe ve Latincenin boyunduruğundan kurtulmak ve Kutsal Kitap’ın (İncil’in) hemen her kesim tarafından okunmasını sağlamak amacıyla yerel dillerin araştırılması girişimleri göze çarpar. İtalyan şairi Dante, 1303’te yazdığı eseriyle İtalyancanın halk arasındaki canlılığını ortaya koyarak, kuru ve yapmacıklı Klasik Latinceye olan üstünlüğünü dile getirmiştir. Dördüncü dönem bugünkü anlamda, bilimsel çalışmaların gerçekleştiği bir dönemdir. Karşılaştırmalı dilbilim çalışmaları sonucunda, özellikle Bopp ve Grimm’in incelemeleriyle, bir Hint-Avrupa dil ailesinin varlığı ortaya çıkmıştır. Grimm bu diller arasındaki benzerlik ve farklılıkları bir takım kurallara bağlamıştır.</p>
<p>XX. yüzyılın başlarında Saussure’le başlayan süreç, bilimsel dönemde önemli bir dönüm noktasını oluşturur. Saussure, dili bütün diğer bağlamlardan kopararak, onu sistemli bir bilimsel alan olarak tanımlamış ve çağdaş dil biliminin öncülüğünü yapmıştır. Saussure&#8217;e göre dilin amacı “kendisi içinde ve kendisi için incelenmesidir.” Dili, dil (langue) ve söz (parole) olarak iki ayrı kategoriye ayırmış, gösteren, gösterilen gibi, kelime düzeyindeki incelemeler için yeni kavramlar ortaya koymuştur. Saussure’den sonra Kopenhag Okulu, Prag Okulu ve Amerikan Okulu olmak üzere değişik dil bilimi çevreleri dile dair yeni görüşler öne sürmüşlerdir.</p>
<p>Batı’da anlam konusunu içeren, bilinen ilk çalışma Platon’un Kratilos (Cratylos) adlı diyalogudur. Bu diyalogda konuşanlardan Kratilos, daha önceki filozoflardan Herakletios’un fikirlerini tutmakta, karşısındaki Hermogenes ise, Demokritos’un fikirlerini yansıtmaktadır. Kratilos’a göre insan dilindeki kelimeler, anlamlarını doğuştan kazanmışlardır. Bu bakımdan kelimeler ile, bunların gösterdikleri nesneler ve kavramlar arasında doğuştan gelen bir bağ vardır. Onun için her nesne veya kavramın ancak bir tane doğru kelimesi olmalıdır. Hermogenes’e göre ise, kelimelerin ses yapısı ile, gösterdikleri nesne veya kavramların yapısı arasında ayrılıklar bulunmakta, ve kelimelerin anlamları, gösterdikleri şeylerle ilgili olmamaktadır. Kelimeler anlamlarını, insanlar arasındaki karşılıklı bir anlaşmadan bir uyuşmadan sonra kazanmışlardır. Bu bakımdan kelimeler ile, gösterdikleri şeyler arasındaki bağ, insanlar tarafından meydana getirilmiş olan rastlantılı bir bağdır. Onun için, bir nesne veya kavramın yalnız bir tek doğru kelimesi yoktur. İnsanlar karşılıklı olarak uyuşup anlaştıktan sonra herhangi bir kelimeyi kullanabilirler (Başkan, 1967:10) (3)</p>
<p>Bu bize empatiyi çağrıştırdı değil mi? Demek tüm dilbilimin dayandığı temel nokta dil içersinde anlam verilen ‘‘seslerin karşılıklı olarak uyuşup anlaştıktan sonra herhangi bir kelimeyi kullanmasıdır.’’ Empati veya eşduyum, bir başkasının duyguları, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır.</p>
<p>Bebekler üzerinde yapılan incelemelere göre, doğuştan empati yeteneğimiz yüksek olmakla birlikte, uygun şartlarda hızla kaybedilebilen bir yetenektir. Empati yeteneğini sonradan kazanabilmenin yolu: açık uçlu sorular sormak, yavaş hareket etmek ve yorumda bulunmak, hızlı yargılara varmaktan kaçınmak, kendi davranış ve düşüncelerimizi anlamaya çalışmak, geçmişten ders almak, olayları akışına bırakmak ve kendimiz ve karşımızdakilerin davranışları için belli sınırlar oluşturmaktır.(4)</p>
<p>Demek oluyor ki sağlıklı bir eğitim için olmazsa olmaz koşul olan empati sadece psikolojik olarak rehber hocaların kullanması gerekli bir araç değil, tüm eğitmenlerin ve öğrencilerin eğitimleri içersinde kazandıkları davranış değişikliklerini anlamlandıran yegane süreçtir. Sağlıklı birey ve toplum için empatinin önemi aşikârdır. Empati doğuştan bize verilen bir yetenek olarak dil öğrenmemizden tutunda hayatta öğrendiğimiz her şeyin anlamlı ve kayda değer olmasını sağlayan yegâne şeydir. Çocukluk evresinden gelen bu yeteneğin geliştirilmesi ve yetişkin bireylerde edinilmiş bir davranış olmasını sağlayacak yegâne temel dil öğretimidir. İnsanın kendi anadili ve yabancı dilleri öğrenmesi karşısındaki insanı, kültürü doğru algılayıp, doğru anlamlandırması sosyal ilişkilerde evrenselliği yakalayabilmesi ancak bu şekilde olur. Karşısındakini anlamaktan, anlamlandırmaktan uzak olanlar, ne diyoloğu ne barışı ne de medeniyeti sağlayacak bilişsel donanıma sahip olabilir. Bu noktada bireyin kendi dünya tecrübesi için kazanımlar elde etmesi ve çevresi ile sağlıklı bir ilişki geliştirebilmesi ancak sağlıklı, çağdaş bir dil eğitimi ile mümkündür.</p>
<p>______________________________</p>
<p>1.Vikipedia<br />
2.www.linguistics.humanity.ankara.edu.tr/ Aydin/DBB110-01.pdf<br />
3.http://dilbilimi.net<br />
4.Vikipedia</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/dilbilim.wordpress.com/3/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/dilbilim.wordpress.com/3/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dilbilim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dilbilim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dilbilim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dilbilim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dilbilim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dilbilim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dilbilim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dilbilim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dilbilim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dilbilim.wordpress.com/3/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dilbilim.wordpress.com&blog=1414990&post=3&subd=dilbilim&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilim.wordpress.com/2007/07/28/dil-bilim-ve-dil-ogretimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ac3a827c87b04de565c18c5dbb658d25?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dilbilim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.americanswhotellthetruth.org/images/portraits/noam_chomsky.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>