
Mustafa Ajlan ABUDAK
Dil Bilim nedir?
Sorusu ile başlamak, insanı insan yapan etmenin kökenine yolculuğumuzda, aklın simgesi olan sözcüklerle, o aklın anlam kazanmasını sağlayan süreci tanımlamak ve daha da ötesi, insanın kendini keşfetme çabasından başka ne olabilir ki?
Dilbilim, dilleri inceleyen bilim dalıdır. Bu incelemeyle ilgilenen kişiye dilbilimci denir. Dilbilim, teorik de uygulamalı da olabilir.
Genel (veya kuramsal) dilbilim dillerin yapılarını (dil bilgisi), ve anlamlarını (anlambilim) inceler. Dil bilgisinin incelenmesi, biçimbilim (sözcüklerin oluşumu ve değişimi) ve söz dizimini (sözcüklerin ifade veya cümle oluşturmak için bir araya getirilmesi ile ilgili kurallar) kapsar. Dili sesler aracılığıyla ifade etmek için kullanılan sistem olan ses bilimi de bu alanın bir parçasıdır.
Dil bilimi, genel geçer dil özelliklerini bulmak ve gelişimleri ile kökenlerini açıklamak için dilleri karşılaştırır (karşılaştırmalı dil bilimi) ve dillerin tarihleri üzerinde araştırma yapar (tarihsel dil bilimi). Ses bilimi, genel dil biliminden biraz farklı olarak, seslerin nasıl üretildiğini ve algılandığını inceler. Uygulamalı dil bilimi dil bilimsel teorileri yabancı dil öğretimi, konuşma terapisi, çeviri ve konuşma bozukluğu gibi alanlarda uygulamaya geçirir.-1
Dilbilgisi kavramı
“Dilbilgisi” kavramı üzerine yanlış düşünceler
Palmer (1984: 13-14), “dilbilgisi” kavramının günlük konuşmalarda pek çok şeyi anlattığını dolayısıyla bu konuda pek çok yanlış anlayış bulunduğunu belirtmektedir. Bunlardan biri, dilbilgisinin sadece “yazı dilini”kapsadığı, sözlü dil için dilbilgisinin geçerli olamayacağı görüşüdür. Buna göre de sadece yazısı olan dillerin dilbilgisi olabilir. Bu yargı, “dilbilgisi” sözcüğünün Batı dillerindeki karşılığının kaynağı olan Yunanca“grammar” sözcüğünün temelinde “yazmak” eyleminin bulunmasıyla ilgili olmalıdır. Türk dilbilgisi kitaplarında
da dili, yazı dili çerçevesinde görme eğilimi halâ gözlenebilmektedir.
Dilbilgisi hakkındaki bir diğer yanlış anlayış, kimi dillerin dilbilgisi olduğu, kimilerinin ise olmadığı görüşüdür. Örneğin, tek seslemli dillerden olan Çincede dilbilgisel görevler yüklenen sözcükler, ekler yok gibi görünür. Bunun için de Çincenin dilbilgisi olmadığı söylenmektedir. Dahası Türkçe, İngilizce gibi dillerde dilbilgisel
işlevler yüklenen sözcük ve eklere bakılarak bu dillerin dilbilgisi olduğu, hatta birbirlerine göre bu dillerin dilbilgisinin daha zor, daha karmaşık olduğu ya da birinin diğerine göre daha dizgesel, daha dilbilgisel olduğu düşünülmektedir.
Dilbilgisinde “doğru kullanım”, “yanlış kullanım” ya da “iyi kullanım”, “kötü kullanım” ayrımı yapıldığı da görülmektedir. Bu görüş pek çok dilbilgisi kitabında “dilbilgisi kuralları dilin doğru kullanılmasına yardımcı olur” biçimindeki anlatımlarla da yer almaktadır.
Öyleyse “dilbilgisi” diyince neyi anlamamız gerekmektedir? Dilbilgisini bu tür yanlış anlayışlardan soyutlayarak onun ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle dilin insan zihninin bir ürünü olduğu ve bu ürünün çok küçük yaştaki bir çocuk tarafından kısa denilebilecek bir dönemde edinildiği göz önüne alınmalıdır. Dilbilgisi genel olarak belirli bir dilin dilbilgisel tümcelerini üreten bilgi kümesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak burada dikkati çeken nokta, bu tümcelerin sınırsız sayıda olmasıdır.
Yani, dilbilgisi sınırlı sayıda kuralla (ve tabi sınırlı sayıda sözcükle) sınırsız sayıda tümce üretebilen bir niteliğe sahiptir. Öyleyse dilbilgisi içindeki bu bilgiş kümesini açıklamak gerekmektedir. Bu bilgiler, tümcelerin nasıl sesletileceğini, bu tümcelerin sözdiziminin nasıl olduğu, bu tümcelerin ne anlama geldiğini belirlemektedir.
genel ve kısıtlayıcı olma Söz konusu bilgiler, konuşucunun hiç duymadığı, okumadığı ya da bundan sonra belki de hiç duymayacağı, okumayacağı tüm tümcelere, doğru yorumlar getirebilecek ölçüde genel olmalıdır; aynı zamanda tüm dilbilgisi dışı tümceleri dışarıda bırakacak ölçüde de kısıtlayıcı olmalıdır. Çünkü konuşucu –ona okulda bir bilgi verilmese de hangi tümcelerin dilbilgisel hangilerinin dilbilgisi dışı olduğunu sezgisel olarak bilebilmektedir.Üretici ve zihinsel dilbilgisi Bir dilin sadece ve tüm dilbilgisel tümcelerini üretebilen bir dilbilgisi üretici dilbilgisi olarak bilinmektedir.Belirli bir dili bilinçaltında otomatik olarak bilen bir kişi bu dilin üretici dilbilgisini içselleştirmiştir; bu zihinsel dilbilgisi olarak adlandırılır.
Read the rest of this entry »